Ana Sayfa | Ekonomi | "KRİZ İLE İLGİLİ ÜLKEDE SEFERBERLİK İLAN EDİLMELİ"

"KRİZ İLE İLGİLİ ÜLKEDE SEFERBERLİK İLAN EDİLMELİ"

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
image

TÜRK KAMU-SEN GENEL BAŞKANI BİRCAN AKYILDIZ: "KRİZ İLE İLGİLİ ÜLKEDE SEFERBERLİK İLAN EDİLMELİ"

        Türk Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız, Türkiye'de yaşanan kriz ile ilgili herkesin taşın altına elini koyması gerektiğini belirterek, "Ülkede seferberlik ilan edilmelidir" dedi.
       Türk Enerji Sen Orta Karadeniz Şubesi tarafından eğitim toplantısı yapıldı. Samsun DSİ 7. Bölge Müdürlüğü Konferans Salonu'nda yapılan toplantıya, Türk Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız, Türk Kamu-Sen'e bağlı şube başkanları ve çok sayıda sendika üyesi katıldı.
Toplantı konuşan Bircan Akyıldız, Türkiye'nin ekonomik olarak zor bir dönemden geçtiğini ve siyasilerin çekişmelerden vazgeçerek toplu hareket etmeleri gerektiğini dile getirdi. Memura, esnafa, emekliye dul ve yetime aylık 200 TL'lik hediye çeki verilmesini talep eden Akyıldız, "Hükümet 6 ekonomik paket çıkardı. Bununla birilikte başbakanın ifade ettiği gibi 36.4 milyar TL piyasaya aktarılmıştır. Bunun dışında tüketici ilgilendiren ÖTV ve KDV indirimleridir. Dar ve sabit gelirlerinin bu durumda ne kadar
istifade ettiği tartışılır. Krizden kurtulmanın tek bir yolu, herkesin elinin taşının altını koyması gerekiyor. Ülkede seferberlik ilan edilmelidir. Siyasilerin yüzümüze gülüp yükü bize yüklemelerini istemiyoruz. Yapılan çalışmaların hiç bir işe yaramadığını belirtmek istiyorum. Ülkede ekonomi daralmaktadır. Bu daralmanın sonucu olarak ta ortaya çıkan sonuçlar ülkenin tamamını etkilemektedir. Ekonomik kriz ile ilgili mücadele edilmesi konusunda Türkiye Kamu Sen olarak verdiğimiz önemli karaları diğer sivil toplum kuruluşlarından ve siyasilerden de bekliyoruz. Şunu açık olarak ifade etmek istiyorum. Dar ve zengin kesiminin çıkarları gözetilerek kriz ile ilgili önlem paketleri alınmalıdır. Adil bir şekilde yükünün dağıtılması gerekiyor" dedi.
        Türkiye'de çok ciddi bataklıklar oluşturulmak istendiğini ve bir çıkmaza gidildiğini hatırlatan Akyıldız, IMF ile yapılacak anlaşmadan elde edilecek kredi miktarının yüzde 65'inin reel sektör tarafından sermaye desteği olarak kullanılmasının istendiğini söyledi.
         Yeni anayasa ile ilgili çalışmaları yakından takip ettiklerini de ileri süren Akyıldız, ''İnsanların temel hak ve özgürlüklerini koruyan, kamu çalışanlarına demokratik hakları grevli toplu sözleşmeli haklarını veren devletin üniter yapısını zaafa uğratmayan bir anayasa değişikliğine yapılması sağlanmalı. Ama asla yeni bir anayasa adı altında devletin yapısı ve işleyişinin değiştirilmesini kabul etmeyiz. Türkiye Kamu-Sen olarak bir kez daha ilan ediyoruz'' diye konuştu.

Ekleyin:: Add to your del.icio.us del.icio.us | Digg this story Digg

Subscribe to comments feed Yorumlar (1 Yorum Eklendi):

KRİZ SEFERBERLİK PLATFORMU Tarih: 23/02/2010 17:47:30
avatar
EKONOMİDE MUCİZE ÇOCUK OYUNCAĞI

Şubat ayının ilk haftasında, üç AB ülkesine ilişkin kaygılar piyasaları salladı. Euro/dolar paritesinde sert düşüşler yaşandı. Küresel riskten kaçış, borsalarda sert düşüşlere yol açtı. Borçlu ülkelerle ilgili risk ve endişeler ise tavan yaptı. Endişe dalgası Asya’ya kadar ulaştı, Asya borsaları geriledi.
Türkiye gelişmelerin dışında kalmadı. İMKB olumsuz havanın etkisiyle ayın ilk haftasını 3.76 düşüşle tamamladı. Euro/dolar paritesindeki düşüşe paralel olarak, dolar 1,52'yi geçti. Altın fiyatları da üç ayın en düşük noktasını gördü.
Bütün bu toz duman içerisinde Türkiye’de şaşırtıcı rakamlar yayınlanıyor. Bütün olumsuzluklara rağmen, sanayinin çarkları hızını arttırdı. Aralık ayında sanayi üretim endeksi, bir önceki aya göre % 8.7, bir önceki Aralık ayına göreyse % 25.2 arttı. Üstelik en büyük artış, ara malı imalatında yaşandı. Turizmde de 10 turizm ülkesi arasında Türkiye, yılı artıyla kapatan tek ülke oldu.
Küresel kriz ortamında yaşanan dalgalanmalar sürerken, Türkiye’de açıklanan bu rakamların anlamı nedir? Yanıtı basit… Türk ekonomisinin ana aktörleri, krizi bahane etmiyor, krize rağmen büyüyebileceğini biliyor, büyümek istiyor ve çalışıp çabalayıp, bunu herkese ve her şeye rağmen gösteriyor.
Eksik olan ise ekonomide yeni bir hedef, yeni bir heyecan, coşku… Yeni bir sürecin tepeden başlatılarak, tabana, arka sokaklara kadar yayılması gerekiyor. Bu heyecanı, coşkuyu kim, nasıl kazandıracak? Ekonomiye ilk itici gücü kim, nasıl verecek? Bunun yolu ne olmalı?
Her şeyin bir çözümü var, ölümden gayrı…
Hele üzerinde biraz zihin jimnastiği yapalım, neler buluruz neler!
Örneğin…
Yok hemen söylemeyelim, biraz bekleyelim, bakarsınız, aklımızdakinden daha parlak fikirler çıkar…
Kriz Seferberlik Platformu
*******************************
EKONOMİK MUCİZE ÇOCUK OYUNCAĞI – 2

Gözler yabancı borsalarda, kulaklar Brüksel’deki AB Zirvesi’nden gelecek haberlerde… PİGS (AB içindeki krizde başı çeken ülkeler) desteklenecek mi, yoksa herkes başının çaresine mi bakacak? Bize ne! Ne yaparlarsa yapsınlar, mali destek geldi, bizim cebimize mi girecek ya da destekten vazgeçildi, Konya’daki yan sanayici Mehmet Usta, fabrikasını mı kapatacak?
Sanki herkes bir kötü haber gelmesini bekliyor, kötü haberin gelmesi kuvvetli muhtemel gibi… Yatırım yapacak bekletiyor… İş kuracak «hele dur ! » diyor… İşini büyütecek öteliyor… Kararsızlığın, en kötüsü olduğunu bile bile… Daha çoğu da kolları sıvayacak, krizi fırsata çevirecek ama nereden başlayacağını bilemiyor.
Tozun dumanın içinde, bankalar kâr rekorları kırıyor, ihracat artıyor. İşte o kararsızlar, öteleyenler, erteleyenler buralardan bir ilham alabilir. Bunun için de krizin teğet geçtiği kesimlerin ortak yönlerini bulmamız gerekiyor. Geçen yıl karlarını, satışlarını, cirosunu arttıranlara, büyüyenlere, yeni yatırımlara girenlere baktığımızda görülüyor ki, ilk ortak noktaları tanıtım çalışmasına muhakkak yer vermeleri… Yatırımcıların reklam kalemine gereken önemi vermeleri gerekiyor. Reklam-tanıtım harcamalarının 2008 yılı başındaki düzeyine dönmesi kaçınılmaz.
“Alın verin, ekonomiye can verin.” sloganıyla başlatılan sürecin devamı gerekiyor. Güzel başladı, mantığı doğruydu… Ama eksik kaldı. Küresel boyutta süren bir kriz karşısında verilmesi gereken mesajlar bundan ibaret değildi. Kampanyanın sona ermesiyle de etkisi söndü gitti.
Yeni bir kampanya, yeni bir dönem, yeni mesajlar, yeni hedefler, yeni bir heyecan, coşku… Bugün ekonominin ihtiyaç duyduğu şey öncelikle bu… Yoksa teşvik verilmiyor mu, veriliyor. Gerek yatırım, gerekse dış ticaret için kolaylık sağlanmıyor mu, sağlanıyor. “Öyleyse eksik olan ne?” sorusunun cevabını tam da burada aramak gerekiyor: Yeni kampanyalar… Ama çok dikkatli hazırlanmış, hangi kesime hangi mesajların verileceğini iyi bilen, çok kapsamlı, çok yönlü ve çok boyutlu yeni kampanyalar…
Böyle bir kampanyanın -hadi gelin- ilk sloganını biz söyleyelim:
Krize KRİZPİRİN iyi gelir…
(Devamı gelecek… Yakında KRİZPİRİN’i açağız. Biz bu krizi yeneceğiz.)

KRİZ SEFERBERLİK PLATFORMU
Thumbs Up Thumbs Down
0

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

  • email Arkadaşına gönder
  • print Çıktı al
  • Plain text Sadece Yazı
Etiketler
Bu haber için oy ver
3.00
Powered by Vivvo CMS v4.1.5.1